Kitap Özeti: Made to Stick
Fikirlerinizin tutması için neler gerekiyor?
Fikirlerinizi aktarırken kullanabileceğiniz pratik yöntemler ve kurallar var bu kitapta. Çarpıcı bir örnekle başlıyor. Gazetecilik dersinde hoca öğrencilere bir ödev veriyor:
Aşağıdaki bilgiyi kullanarak okul gazetesine bir manşet yazınız
Perşembe günü eğitimciler için bir seminer düzenlenecek. Öğretmenler ve yöneticiler tüm gün bu seminerde çeşitli yönlerini geliştirecek ve okulumuza daha büyük katkılar sağlamak için donanımlarını artıracaklar.
Öğrenciler seminerin detaylarıyla, öğretmenlerle, müdürle ilgili çeşitli başlıklar uyduruyor. Hepsi de birbirinden sıkıcı. Oysa en çarpıcı başlık (ve hocanın aradığı), dile getirilmeyen ama seminerlerin doğal neticesi olan şu gerçek:
PERŞEMBE GÜNÜ OKUL TATİL!
Kitabın özü bu diyebiliriz; basit, şaşırtıcı, somut, duygusal ve hikâye unsurlarına sahip fikirler kalıcı olmaya daha yakındır.
Fikirlerimizin kalıcı şekilde anlaşılıp özümsenebilmesi için bazı yöntemler var. Bu yöntemleri SUCCESS şeklinde kodluyor yazar. Her harf, bir yöne dikkat çekiyor.
S (Simple): Basitlik
Basit tutun. Fikrinizi özünden ayrılmadan en basit hâliyle ifade edin. Meselâ, üç şey anlatmak yerine tek şey anlatmalısınız. Konuyu bulandıracak fuzûlî detaylardan kaçının.
When you say three things, you say nothing. When your remote control has fifty buttons, you can’t change the channel anymore.
"Curse of knowledge" fikrinizi basitçe anlatabilmenizin önündeki en büyük engel. Fikrin sahibi olduğumuzdan, fazlasıyla konuya hakim olduğumuzdan, bu bilgi birikimini bir şekilde karşı tarafa göstermek istiyoruz. Bunu yaparken de basitliği kaybediyoruz ve çok şey anlatmaya çalışıp, muhattabımızın hiçbir şey anlayamamasına sebep oluyoruz.

U (Unexpected): Öngörülemezlik
Fikrinizin ilgi uyandırması için, karşı tarafı biraz ters köşe yapmanız lâzım. Bu sayede dinleyeni yakalamış olursunuz. Sonra da merak duygusunu harekete geçirmelisiniz ki kontrolü kaybetmeden kendinizi dinletmeye devam edin. İlgi başka tarafa kaymasın. Filmler bu işi güzel yapıyor. Bir sonraki sahnede ne olacak acaba duygusuyla dikkatimiz hiç dağılmıyor.
C (Concrete): Somut
Fikrinizin somut olması gerek. İnsanlar somut şeyleri daha iyi anlarlar. Herkesin aynı şeyi anlayabilmesi için, soyut kavramlardan mümkün oldukça uzak durun. İletişim kurmak yeterince zorken, üstüne bir de kavramanın zor olduğu soyut şeylerden bahsederek şansınızı iyice azaltmayın. Anlaşılmanızı sağlayacak, elle tutulur ve gözle görülür örneklerden faydalanın.
C (Credibility): İnandırıcılık ve Güven
Fikrinizin inanılırlığının olması gerek. Bu bazen bir istatistikle verilebilir, bazen fikrinizi destekleyen ünlü biri ile olabilir. Destek kuvvetler bulmaya çalışın. İnsanların fikrinizi ciddiye alması ve ona bir şans vermesi için buna ihtiyacınız var.
Kimi zaman da dinleyiciye kendi kendine doğrulama fırsatı sunarak onların güvenini kazanabilirsiniz. Pazarda “kesmece karpuz” diye bağıran satıcıyı düşünün, karpuzun ne kadar güzel olduğunu kendiniz görün diyor.
Testable credentials can provide an enormous credibility boost, since they essentially allow your audience members to “try before they buy.”
E (Emotional): Duygular
İnsanların duygularına hitâp edin. Onları tetikleyecek, harekete geçirecek şeyleri düşünün. Anlatımlarınızdaki özneler şahıslar olsun, genellemeler yerine kişilere özel tasarlanmış cümleler kurun. Mesela, bir yardım kampanyasında insanlar genel bir yardımdansa somut ve belirli bir bireye yardım etmeye daha yatkındır. Çünkü duygularımız, o kişiyle empati kurmaya programlıdır ama topluluk işin içine girince empati duygusu zayıflar.
How can we make people care about our ideas? We get them to take off their Analytical Hats. We create empathy for specific individuals. We show how our ideas are associated with things that people already care about.

S (Story): Hikâye
İyi bir hikâye dinlemeyi sevmeyen yoktur. Kendinizi kaptırıp olayı âdeta yaşamanızı sağlayan güçlü bir anlatım çok kapılar açar. Anlaşılmanızı sağlar. Fikrinizin tutulması ve akıllarda kalıcı olması kolaylaşır.
Sahtelikten kaçının, dürüst olun. Doğru hikâyeyi bulmak kolay değil. Bunun için iyi bir gözlemci olmak gerekir. Çevrenizde gelişen olayları takip edip notlar alın ve zaman içinde hikâyenizi oluşturun. Fikrinizi üzerinden anlatabileceğiniz iyi bir hikâyeniz olsun.
İlginç Bir Not
... sitting quietly, without moving, and picturing yourself performing a task successfully from start to finish—improves performance significantly.
Kitapta bir yerde bu bilgi veriliyor, araştırmalarla desteklenmiş bir gerçek. Bir işi kafamızda hayal ederek en başından sonuna kadar prova etmek, gerçekte o işi yapacağımız zaman performansımızı belirgin biçimde artırır. Aklıma teknik direktör Mustafa Denizli'nin maçlardan önce maçı kafada oynaması geldi. Mustafa Hoca’nın bir bildiği varmış.


